TASARIMINI ÖĞREN, HAYATIN DEĞİŞSİN

Kendimi pek de iyi hissetmediğim zamanlardan biriydi. Ne yapacağımı, kime danışacağımı, nasıl bir yardım almanın faydası olacağını, pek bilmiyordum açıkçası… Tam da bu sıralarda çok değer verdiğim bir arkadaşım bir deneyimini paylaştı benimle. Kısa bir süre önce Human Design’la tanıştığını ve kendi tasarımını öğrendiğini, tasarımına uygun şeyler yaptığında hayatında ne kadar çok şeyin değiştiğini, ne kadar mutlu olduğunu… Başta anlattıkları bana yabancı olsada onun enerjisine bakıp, bana da iyi geleceğini düşünerek ben de hemen denemek istedim. En azından kendimi tanımamın bir zararı olmaz diye düşündüm. Çalışma uzaktan bağlantıyla yapılacaktı çünkü çalışmayı yapacağım kişi olan Aysu Yıldız İzmir’de yaşıyordu…Önce zamanı belirledik, sonra o gün geldi…

Şu yaşıma kadar kendimi yeterince iyi tanıdığımı sanıyordum ama Human Design’dan sonra ne kadar yanıldığımı anladım . Mesela hayatım boyunca kendimi kararsız biri zannedip durdum, hatta kendimi acımasızca eleştirdim bu konuda… Oysa gerçek o kadar farklıymış ki, benim karar almam diğer insanlardan biraz daha değişikmiş sadece. Şimdi bir konuda karar vermeye çalışırken durup gülüyorum kendime. Ve artık kararlarımı çok daha rahat alabiliyorum. Yalnızca bu değil tabii ki, günlük aktivitelerden tutun, hayatınızın bir çok noktasına kadar, hissettiklerinizden yaptıklarınıza tüm benliğinize bir ışık tutuyor Human Design. Aysu Yıldız’ın tasarımınız hakkında söylediklerini ve tasarımınızla uygun olarak yapmanız gerekenleri hayatınıza soktuğunuzda farkı çok daha iyi anlıyorsunuz.

Gelelim bana bu güzelliği armağan eden sevgili Aysu Yıldız’a…  Kendisinin Human Design yolculuğu da çok sıra dışı ve özel. Onunla seans yaparsanız siz de bu güzel hikayeyi dinleme şansına erişirsiniz belki… Şimdi gelin birlikte onun satırlarından Human Design neymiş, ne değilmiş  bir öğrenelim…

Human Design (insan tasarımı) sistemi, Astroloji, kabala, I-ching ve Chakra Sistemi gibi öğretilerin izlerini de taşıyan ama bütününde kendine özgü bilgileri içeren, dönüşümsel bir sistemdir.Bu sisteme göre her insan kendine özel bir tasarımla doğar ve tasarımımıza dair bilgileri içeren yaşam tablomuz bize ne tür enerjilere sürekli olarak sahip olduğumuzu ve hangi enerjileri çevremizdeki dünyadan aldığımızı gösterir.

Human Design sistemi bizim genetik ve spritüel mührümüz gibidir. Doğum anımız evrene enerjisel bir damga vurur. Haritamız tam doğum anında gezegenlerin konumuna göre ve heksagramların, çakraların ve yaşam ağacımızın etkileri ile oluşur. Ve aynı zamanda doğumumuzdan yaklaşık üç ay öncesi de bilincimizin oluştuğu anı (Human Design sistemine göre) da belirleyerek özümüzdeki insanı keşfetmemizi sağlar.

Gerek ailemiz, gerekse toplum, kurallar, eğitim sistemi nedeniyle zamanla unuttuğumuz özümüzü, doğalımızı hatırlamamız ve yaşamamız; bizim için hayatta mutlu olmamız ve yönümüzü bulmamız açısından önemli. Çünkü hayat yolunda ilerlerken birçoğumuz toplumun ‘’doğru’’ ve ‘’başarılı’’ tanımına uyma ve onu benimseme mücadelemiz ile kendimiz olarak algıladığımız benlik ile gerçek benliğimiz arasında kopukluk hissederiz. Bu hepimiz için oldukça acı verici olur.

Human Design bize sevinçli, amaçlı ve bilerek yaşamak, çevremizde ne olursa olsun gelişebilecek kuvveti ve bolluğu bulmak için gerekli bilgiyi verir. Enerjileri doğru biçimde kullanmayı öğreten bir sistemdir.

Tasarımımızı idrak ettikçe ‘’Yapma’’ ktan ‘’OL’’ maya doğru nazik bir biçimde ilerleriz.

Human Design sistemi genelle ilgilenmez. Human Design farklılıklarla ilgilidir. Human Design sisteminde herkes tek ve biricik. Bizi tasarlandığımız şeklimizle, biricik, tek, özel doğamızla tanıştırır.

Human Design en temelde bize kendi kendimize karar vermememizi öğretir. Dönüşüm ise otorite ve stratejimizi anlamamız ve içselleştirmemiz ile başlar.

Human design sisteminde dokuz merkez vardır. Bu merkezin tanımlı olup olmaması ile bizim tipimiz ve otoritemiz belirlenir. Tipimiz ve otoritemiz bize hayattaki duruşumuz ve karar alma sürecimiz hakkında bilgiler verir. Eğer hayatımızdaki dönemeçlerde, eş, iş seçimi hayati kararlar için ya da akşam hangi yemeği seçeceğimiz ya da hangi filmi izleyeceğimiz gibi gündelik kararlar için otoritemizi kullandığımızda ve tipimize uygun seçimler yaptığımızda çok daha dengeli ve tatmin edici bir hayat yaşarız.

Yaşam Tablomuzda bulunan dokuz merkezimiz vücudumuzdaki organlarla bağlı enerji merkezlerimizdir. Ve sürekli diğer kişilerle ilişkilerimizden enerjisel olarak etkilenir. Tanımlı merkezler ve tanımsız merkezler ilişkide olduğumuz insanlarla bir enerji alışverişi yaparlar. Arkadaşlıklar, partnerlikler ve hatta iş ilişkilerimizi etkilerler.

Human design sisteminde 36 kanal ve 64 kapı vardır. Enerji bu kanallar sayesinde dolaşır. Bizim güç kaynaklarımızı oluştururlar. 64 kapı ise karakterimizin koşullanmalardan bağımsız olduğumuzda ortaya çıkarabileceğimiz ince noktalarını gösterirler. Kapılar birleşerek kanalları oluşturur aynı zamanda kapıların etkileri de bilinçli ya da bilinçsiz olmalarına göre; farkında olsak da olmasak da hayatımızda derin izler taşırlar.

Son olarak profilimiz hayattaki stratejimizi belirleyen anahtar bilgiler içerir.

Human Design kendimizi değiştirmekle ilgili değildir. O sadece bize doğal yeteneklerimizi, bilgeliğimizi ve savunmasız yanlarımızı daha derin bir biçimde anlamamızı sağlayacak gereçler sunar ve bu bizi eski düşünce kalıplarımızdan ve başkalarının yargılarından özgürleştirir. Yaşamın sihri daha kolay ortaya çıkar.

Haritalarımız neredeyse parmak izlerimiz kadar farklı ve özeldir. Eğer kendi tasarımımıza uygun yaşar, otorite ve tipimize uygun seçimler yaparsak; dönüşümlerle dolu güzel bir yolculuk bizi bekler.

Hayat bir yolculuk, Human design tasarımımız ise ruhumuzu bu yolculukta taşıyan bir araç. Yolculuğun başlangıcı tasarımımızın farkındalığına varmaktan geçiyor. O zaman tasarlandığımız şekilde, yani mutlu, bağlı, yaratıcı, bolluk içinde ve güçlü bir yolculuk olur yaşam deneyimimiz.. Bütün ve kendimizi gerçekleştirerek.. Kendimiz Olarak…

Human Design’a kendini keşfetmek için başvurmalı insan. Çünkü sen teksin, bir tanesin. Senden başka yok. Bırak hayatını bir diğeriyle kıyaslamayı, onu mutlu eden şey belki de senin en büyük mutsuzluğun olacak.  O yüzden önce kendini keşfet, sonra da hayattan zevk almaya bak… Kendini tanıdıkça, tasarımına uygun yaşadıkça, yaşadıklarına sen bile şaşıracaksın, inan…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s