TATİL ZAMANI

Tatil sonrası farklı şeyler yazmak niyetindeyim. Gerçi tatilde sıradan hayatın stresine, kargaşasına, güzelliklerine verilen minik bir mola değil mi? Hem de molaların en güzeli. Ama şöyle gerçekten yaşadığınız hayattan kopacağınız, belki de her gün yaşadığınız çevreyle iletişimi keseceğiniz tatiller. O halde bu yazıyı yazarak pek de amacımdan sapmamış olacağım…

İşte ben böyle tatiller sonrası hayatımı biraz fazla sorguluyorum… Çünkü böyle molalarda o kadar mutlu oluyorum ki. Hayatımın geri kalanında bir sonraki tatili bekleyerek yaşıyorum… Ve o sıkıcı günlerimi sayarak. Kulağa aslında ne kadar da korkunç geliyor değil mi?

Tatil için çalışmak fikri. Günlerin hızla geçmesini istemek. Peki hayat hep tatil gibi akamaz mı? Sosyal medya sayesinde bunun bir çok örneğini de görüyoruz aslında… Ama gerçekten istediğim ne, ben de yapabilir miyim, peki nasıl para kazanırım fikirleri üşüşüyor beynimize…

Tatilde çok farklı bir kültüre sahip bir rehber şu cümleleri söyledi… “Hayat bu andır. O yüzden onu en güzel biçimde yaşayın. Anın tadını çıkarın. Ve bol bol gezin. Daha sonra değil, tam şu an. Daha sonrası olmayabilir.” Ne kadar da bildiğimiz ne kadar da aşina olduğumuz sözler değil mi? Bir yabancının ağzından kendi düşüncelerinizi dinliyorsunuz. Hep düşündüğünüz, hep istediğiniz, hayal ettiğiniz, ama bir sürü nedenden dolayı yapamadığınız..

Mesela ben tatillerde özgür hissediyorum, mutlu hissediyorum, sorgulamadan her şeyi yapabiliyorum. Rezil oldum mu, benim hakkımda ne düşündüler gibi kaygılarım yok oluyor. Her şey mümkünmüş gibi gelmeye başlıyor. Kelimenin tam anlamıyla zaman kavramı yok oluyor. O gün günlerden neymiş, saat kaçmış, zamanı tamamıyla unutuyorum, çıkartıyorum hayatımdan. Neredeyim, kimim, ne istiyorum hepsi buharlaşıp uçuyor. Sorgulamıyorum mesela. Anın tadını çıkarıyorum, geldiği gibi.

Zorunluluklardan uzak, hayallere yakın… Tabii ki hayat hep tatille geçmez, tembellik değil bu bahsettiğim. Kendim olmak, özgür olmak, bir sonraki hareketimi düşünmemek, ne yesem, şimdi nereyi görsem dışında hiçbir plan yapmamak. Gelecek kaygım yok. Çünkü anı yaşıyorum. Gerçek olan ve var olduğum tek zaman dilimi..

İşte o yüzden kendinize tatilleri çok görmeyin olur mu? Bırakın, boş verin kuralları. Özgürlüğü yaşayın zorunluluklarınızdan sıyrılıp. Yarınınızı düşünmeden, çünkü yarının ne getireceğinin hiçbir garantisi yok. Sarsılmaz görünen dünyanız sarsılabilir, olmaz dediğiniz şeyler olabilir…

Unutmayın yalnızca bu gününüz var. Eğer imkanınız varsa kendinize güzel tatil hediyeleri verin. Yoksa, imkanlarınızı zorlayın. Çocuklarınız olmadan da gidin tatillere mesela. Suçluluk duygusuna kapılmadan. Çünkü siz kendiniz ve mutluluğunuz için bir şey yapmazsanız, onların da mutluluğunu sağlayamazsınız. Ortada yeterince mutsuz insan var çünkü. Veya becerebiliyorsanız, hayatı tatil gibi yaşayın. Özgür, bir başkası ne der diye düşünmeden, diğer insanları olduğu gibi kabul ederek, zorunluluklarınızı en aza indirerek ve o her neyse sevdiğiniz işten para kazanarak…

İki gün de olsa kendinize tatil molası vermeden geçmeyin.. Kendinizi daha iyi hissettiğinizde daha mutlu olacaksınız. Daha mutlu olduğunuzda çevrenize ışık saçacaksınız. Çevrenize ışık saçtığınızda onlarda sizin enerjinizden etkilenecek ve birlikte daha iyi hissedeceksiniz..

O halde şimdiden iyi tatiller diliyorum. Mutlu, özgür, zorunluluklardan tamamen sıyrıldığınız ve özünüze döneceğiniz bir tatil olsun…

Reklamlar

TATİL ZAMANI” üzerine bir yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s