Yeni İlacım “Koşmak”, Ya Seninki ?

İnsan bazen neyi yapıp neyi yapamayacağını kestiremiyor. Sınırlarının nerede başlayacağını nerede son bulacağını… Ben bunu yapamam deyip kestirip atıveriyor. Tek sınırının kendisi olduğunu bilmeden.

Mesela kaç kez birinin yaptıklarını izleyip, ne güzel yapıyor, keşke ben de yapabilseydim deyip, sonrasında, benim için çok geç artık yapamam diye düşünüp çevirdin kafanı? Veya kaç kez ben asla beceremem dedin kendine, bir kere bile denemeyi aklından geçirmeden?

Konuyu bağlamak istediğim yer şurası aslında. Yıllarca koşanları seyrettim. İyilik peşinde bağış toplayanları gördüm. Hayatını koşarak değiştirenlere imrenerek baktım. Koşarak bir şeyleri başlatabilenlere şaşırdım. Ve yalnızca alkış tuttum onlara. Acaba dedim ben de başlasam mı koşmaya. Aklımdan hemen kovdum bu fikri. Önce dedim ki ne kadar çok koşan insan var, bana gerek yok. Sonra dedim ki ben koşmayı sevmiyorum, en sonunda da koşmanın insan sistemine aykırı olduğunu duyunca bir yerlerden, uzmanlara hak verip, dedim ne gerek var koşmaya.

Sonra bir gün Yasemin Sungur’la başladığım “Harekete Geç” çalışmasıyla, sporda bir hedef belirlemem gerekti. En kolay hedef koyabileceğim alan koşmak gibi geldi. Koşmanın kolay olduğunu düşündüğüm ve kolayca yapabileceğim için değil. Belirli bir mesafeyi, belirli bir zaman da, belirli bir tarihte koşabileceğim için, yani somut tarafı ağır bastığından seçtim koşmayı. Ve tabii ki doğada yapabilecek olduğum için. Önce iç sesim sen sevmezsin koşmayı dedi. Ona dedim ki daha önce kaç kere koştun da bu fikre kapıldın. Sonra da çekinme duygusu ağır bastı, çok fazla insan yapıyor nasılsa, ben onlar gibi yapamam dedim. Sonra kendime başkalarından sana ne, kimseyle yarışa girmiyorsun ki, herkesin yaptığı kendine, dedim. Korkudan bir sürü bahane üretmeye devam ettim. Ama içimdeki bir yer kararlıydı. Mutlaka denemeliyim diyordu sürekli. Ve ben de onu dinlemeyi seçtim.

İlk koşumu hatırlıyorum, yürüyüş parkuruna gittim. Bir yandan acaba ne yapacağım heyecanı, diğer yandan koşsam rezil olur muyum korkusu. Bir an kızdım kendime ya şimdi ya hiç diyerek başladım koşmaya. İlk koşum 300 metrede son buldu. Gözüme inanamadım bu kadar yorgunluk, bu kadar mesafede. Sonra 800 m koştum. Sonra 1 km’yi geçtim. Hasta oldum yattım 2 hafta koşamadım ama sonrasındaki ilk koşumda 3 km’yi gördüm. Ve eskisi gibi nefes nefese kalmadığımı fark ettim. Öksürüklerimin koşmama iyi gelmiş olmasına şaşırdım. Vücudumun kendine yaptıklarına inanamadım, mucize gibi geldi bana. Sonra 5 km, 8 km derken, maraton günü geldi çattı. Ve ilk hedefim 10 km’yi koşmaya başladım.

Öncelikle kendi ritmimi yakalayamadım. Diğer insanların ritmiyle koşmaya başladım. Çokça yoruldum. Bazen yürümek için izin verdim kendime. Ve bitirdim o 10 km’yi. O 10 km boyunca sürekli yeni bir şey fark ettim. Bazen kendime neden daha çok çalışmadın diye kızdım, bazen kendimle gurur duydum, bazen daha iyisini yapabileceğimi düşündüm. Grup halinde koşanlara imrenerek baktım. İyilik peşinde koşanları, iyilik peşinde koşanlara destek olmaya gelenleri gördükçe umutlandım. Ve koşmanın insanları birleştiren bir şey olduğuna ve çok güzel işler yapıldığına karar verdim. Kendime bu işi biraz daha ciddiye alıp, daha iyilerini yapmak için söz verdim.
Ve en çok da şunu anladım, koşarak hem ruhumla hem de vücudumla iletişime geçebiliyorum. İhtiyaçlarını, eksikliklerini, fazlalıklarını anlayabiliyorum. Hatta seslerini duymadığım yerlerde, bizzat kendilerini belli ediyorlar. Kısacası koşmaya başladığımdan beri bir sürü farkındalığım oldu kendimle ilgili. Bir çeşit meditasyon gibi.

Siz de her neredeyseniz dışarı çıkın koşun demiyorum. O ertelediğiniz veya ben yapamam dediğiniz şey ne ise onu yapın istiyorum. Kendinizle, ruhunuzla yeniden bağlantıya geçin. Fotoğraf mı çekmek istiyorsunuz, gidin öğrenin çekmeyi veya yalnızca çekmeye başlayın, dağa mı tırmanmak istiyorsunuz, gidin kulüplere üye olun. Yüzmek mi korkunuz ama aynı zamanda en büyük merakınız, atlayın suya. Hep ertelediğiniz tenis derslerine başlayın. Dans mı sizi cezbeden, gidin katılın kurslara. Yapıp da, yapmak istemediğinizi fark etmenin hafifliğini, neden hiç denemedim pişmanlığına değiştirmeyin. Bahaneler üretip durmayın, kimsenin sizden daha iyi yaptığını düşünmeyin. Ertelemeyin ve asla üşenmeyin. Çünkü hepimiz şu an, burada varız. Ve son olarak sevdiğiniz şeyleri yaparken potansiyelinizin sizi nereye taşıyacağını hayal bile edemezsiniz, işte tam da bu yüzden “Harekete Geçin”.

Reklamlar

Yeni İlacım “Koşmak”, Ya Seninki ?” üzerine 4 yorum

  1. leylakkokusu dedi ki:

    benim yeni alışkanlığım (pekte yeni sayılmaz aslında üç-dört senelik bir alışkanlık halini aldı artık benim için) gitar çalmak. ilk başladığımda biraz acele verilmiş bir karar gibiydi ve başarabileceğime yönelik neredeyse hiç umudum yoktu. youtube’daki videoları büyük bir özlemle izlerdim. (acaba bir gün bende böyle çalabilecekmiyim diye?) ilk sahneye çıktığımda heyecandan solo çalamamış olsamda iki senelik bir çaba sonucunda artık istediğim gibi gitarımı çalabiliyorum. Yatağımın başında duruyor ve günlük işlerimden fırsat buldukça (daha çok ruhumu dinlendirmek için) çalıyorum gitarımı.

    Liked by 1 kişi

  2. xapan dedi ki:

    her insanın oluş ve yaşam amacı farklı. bu sebepten bu farklılıkları bir araya getirdiğimizde mükemmel aromayı ve ritmi yaşayabiliyoruz. sadece duymanı istediğim bir paragraf olsun bu. bazı insanlar bekler! bazıları yapar! bazıları yansıtır! bazıları da öğretir. bekleyen insanlar sürdürülebilir enerji üretebilirler. bir jenaratör gibi! yapanlar ise bu jenaratörleri ikna etmek zorundadır! yansıtanlar kaderi tayin ederken. öğretenler rehberlik ederler. bu durumda hangi sınıfta isek ona göre dahil oluruz bu düzene! harika yazıyorsun 🙂

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s