DUBLİN’DE DİL EĞİTİMİ

Yağmurlu bir Dublin gününden yazıyorum bu satırları… Gerçi burada yağmursuz bir gün bulmak zor. Ama aklınıza sürekli yağmur yağdığı da gelmesin, bir güneş gösteriyor yüzünü, bir bulutlar. Ancak görebileceğiniz güneşli gün sayısı gerçekten az.

İrlanda’daki molamın eğitim kısmından bahsetmek istiyorum. Aranızda İrlanda’ya dil eğitimine gelmek isteyen veya dil eğitimine gitmeye karar vermiş ancak nereye gideceğini hala belirleyememiş olanlar varsa bu yazıyla birlikte kendi deneyimlerimden bahsederek sizlere bir yol açmış olurum belki.

“Tanrım neden buraya geldim. Beni seven ailem, arkadaşlarım vardı, güvenli bir işim vardı… Hiç gerek yoktu buralara gelmeme.”Bu cümleler Dublin’e ayak bastığımda tam anlamıyla hissettiklerimin özeti. Yani neresi olursa olsun aynı duygular gelir beni bulurdu. Bu konuda yalnız olmadığımı biliyorum. Herkesin içinden benzer duygular geçiyormuş. İrlanda’ya veya başka bir yere gidip, şehre ilk ayak bastığınızda aynı duygulara kapılırsanız, bırakınız gelip gitsinler. Garanti veriyorum, geçiyor. Yaşayacağınız eve yerleşme, okula nasıl gidileceğini öğrenme ve okul faslı, yeni yaşam telaşı derken bir bakmışsınız çoktan yeni bir düzen kurmuşsunuz bile.

Kısaca Dublin’den bahsedersek. Dublin, Güney İrlanda’nın başkenti. Kuzey İrlanda ise Birleşik Krallığa bağlı. Güney İrlanda’ya  gelirken Schengen vizesine değil, İrlanda vizesine başvurmanız gerekiyor. Bu vizeyle Avrupa’ya seyahat edemiyorsunuz. Böyle bir planınız var ise  eğitime gelirken ayrıca Schengen vizesi de almalısınız. Kuzey İrlanda’ya geçebiliyorsunuz, herhangi bir sınır kontrolü bulunmuyor. Ancak İngiltere veya Birleşik Krallığa bağlı herhangi bir ülkeye geçiş yapma şansınız yok.

Ülkenin resmi dilleri İrlandaca(Gaelic) ve İngilizce. Gaelic dilini herkesin öğrenmesi zorunlu, ancak günlük hayatta kullanılan bir dil değil. Otobüs duraklarında, tren istasyonlarında ve müzelerde her iki dili de görmeniz mümkün. Otobüs duraklarında anlamadığınız bir yazı gördüğünüzde sakince ingilizce yazının gelmesini beklemelisiniz. Ayrıca hazır dil konusuna girmişken Türkiye’de, İrlanda’lıların konuşmasının anlaşılmadığına dair yaygın bir kanı var. Bunu unutun özellikle Dublin’de insanların konuşması gayet net ve anlaşılır. İrlanda’yı listenizden silmenizdeki neden kesinlikle bu boş inanış olmasın.

Dublin halkı gerçek anlamda nazik ve sıcak kanlı insnlar. Yanlışlıkla çarptıklarında, mutlaka özür diliyorlar. Ağızlarında hep bir “pardon” kelimesi. Bir şeyler satın almak için kasaya gittiğinizde nasıl olduğunuzu soruyorlar. Yok ya ben yanlış anlamışımdır diye anlamazlıktan gelip yalnızca sırıttığınızda, soruyu değişik şekillerde sormayı deniyorlar. Otobüslerden inerken şoförlerine teşekkür etmeyi ihmal etmiyorlar. Otobüslerde seyahat ederken biriyle tanışmanız ve yolu muhabbet ederek bitirmeniz büyük olasılık. Ve eğlenmeyi gerçekten çok iyi biliyorlar.

Doğası harika. Dublin çevresinde gidebileceğiniz harika parklar, yürüyüş yolları, sahil kasabaları var. Nerede oturursanız oturun evinizin yakınında mutlaka bir park bulabiliyorsunuz. İster koşun, ister yürüyün, ister elinize sandviçinizi, kahvenizi alın bir banka oturup etrafı seyredin. İnanın çok iyi geliyor. Etrafta mutlu çocuklar ve özgürce dolaşıp, oyunlar oynayan köpekler size kendinizi iyi hissettiriyor. Ve inanın bu parklar çok kalabalık olmuyor. Nüfusun ülkemize oranla çok çok az olduğu bir ülkeden bahsediyoruz sonuçta.

Hava durumu anlatılması gereken önemli bir konu. Ülkemize göre bayağı soğuk. Sürekli esen bir rüzgarı var. Hava genelde bulutlu ve yağmurlu. Arada güneş yüzünü bir gösteriyor da her birimizin yüzü gülüyor. Güneş, güneş diyerek sevinç naraları atıyoruz:) Gelmeden önce tüm bloglarda İrlanda’da karın az yağdığı, yağsa bile tutmadığı bilgilerini gördüm. Oysa bu yıl, 3 gün kar tatili yaptık. Bunun 2 günü toplu taşıma yoktu. Tam anlamıyla evde mahsurduk. Ama bunun alışıldık bir durum olmadığını öğrendik. O kadar alışılmadık bir olaydı ki, insanlar marketlerde bir şeyler bırakmayana kadar alışveriş yaptılar. Bu nedenlerle eğer bir yaz insanıysanız, ilkbahar yaz sezonlarında gitmeniz sizi daha mutlu edebilir.Ama şunu da unutmayın, dediklerine göre burada yaz 10-15 gün sürüyormuş oda şanslıysanız…

İrlanda Pubları deyince herkesin aklında bir şeyler oluşuyordur. Canlı İrlanda müzikleri eşliğinde  İrlanda biralarını deneyimlemek güzel bir başlangıç. İrlanda müzikleri çok güzel ve eğlenceli. Onları dinlerken ve eşlik etmeye çalışırken, onların heyecanına kapılıp eğlenmeme gibi bir şansınız yok. Ayrıca ülkeye geri dönmeden önce bir-iki şarkı mutlaka öğreniyorsunuz.

Konaklamadan bahsedersek… Okulunuzu ve ders saatlerinizi seçerken, konaklamayı nasıl isteğinizi de belirtiyorsunuz. İsterseniz aile yanı konaklama, isterseniz yurt gibi seçenekleriniz var. Bu konaklamaların dışında daha düşük bütçeli olan, kendi bulacağınız çok paylaşımlı evlere kiracı olarak geçebiliyorsunuz. Örnek olarak uzun süreliğine geldiniz, bir süre aile yanında kalıp, bu süre içerisinde kiracı çıkacağınız evi arayabilirsiniz. Evi belki gelmeden bile ayarlayabilirsiniz ama kötü bir sürprizle karşılaşma olasılığınız olabilir. Benim umurumda olmaz derseniz de bence internetten arayabilirsiniz. Beğenmezseniz değiştirme şansınız hep var. Ayrıca host family’lerden (aile yanı konaklama) bahsedersek sabah kahvaltısı ve akşam yemekleri onlar tarafından karşılanıyor. Hafta sonları öğle yemeği için size sandviç hazırlayıp veriyorlar.  Genelde bu aileler hakkında çoğunlukla güzel hikayeler duyuyorum. Ancak mutlu olmayanlar da olabiliyor. Geçici bir süre olduğu için bazı şeyleri karşılıklı olarak görmezlikten gelmeniz gerekebilir. Sorun yaşadığınızda ise okula söyleyip, ailenizi değiştirmelerini isteyebiliyorsunuz. Hemen yardımcı oluyorlar. Ama bu durum da okulunuza göre değişiklik gösteriyor olabilir.

Vee ulaşım… Ulaşım İrlanda’da pahalı. Ev tutmak isterseniz, okula yakın yürüyebileceğiniz mesafede evler tutabilirsiniz. Öğrenci leap kartı alabilirsiniz. Bunu istediğiniz kadar doldurabileceğiniz gibi, haftalık, 2 haftalık,   aylık gibi seçenekler de var. Öğrenci kartı kullanmadım. Ama haftalık leap kart 40 euro, 2 haftalık 80 ve 1 aylık 125 euro civarında. Bu sınırsız kartınızla luas (tramvay), dart(tren) veya otobüslere sınırsızca binebiliyorsunuz. Ayrıca Dublin’de küçük çaplı bir trafik sorunu var. Nüfusu önceden çok daha düşük olduğu ve son zamanlarda ülkeye ve özellikle Dublin’e göç arttığı için, yollar bu artışa karşılık verememiş.  Ama trafik büyük boyutlarda değil, sabahları ve iş çıkış saatlerinde etkili. Otobüs kullanımı rahat ve çok gelişmiş. Belli bir saate kadar (23.00 civarı) rutin otobüsler var. Geç saatlerde ise gece otobüsleri başlıyor. Tabii bunlar diğerleri gibi her durağa uğramıyor. Yalnızca belli noktalardan geçiyor. Size de otobüsünüzü bulmak düşüyor. Ve unutmadan otobüsler doluysa, şoför duraklarda durmayabiliyor, tamamen şoförün ellerinde. Size de diğer otobüsü beklemek , veya bir koşu diğer bir durağa gitmek düşüyor. Burada telefonunuza indireceğiniz aplikasyonla, otobüs durak numaranıza göre otobüsünüzün saatlerini takip etmeniz mümkün.

Yemek olayı biraz pahalı. Ancak ona da çözüm marketlerden alışveriş yapıp, kendi yemeklerinizi, sandviçlerinizi hazırlayamak. Tesco bilinir markaların olduğu uygun bir market, Aldı, Dealz ve Lidol  çok daha ucuz. Dealz ve Tesco benim favorilerimdi. Bu arada MS (Marks&Spencer) den hazır yemekler alıp, mikrodalgalarınıza atabilirsiniz. Evde hazırladığınız sandviçleri St Stephen’s Green parkta huzurla yiyebilirsiniz. Tabii ki güneşin olması önemli.

Kıyafet ihtiyaçlarınızı veya yanınıza almayı unuttuğunuz bazı parçaları Penny’s ve Dunnes ‘lardan satın alabilirsiniz. Diğer markalar pahalı olduğundan indirim günlerini beklemenizi tavsiye ederim.

İrlanda’ya gelmeyi istiyorum ama okul kararı veremedim diyorsanız, kesinlikle Alpha College’ ı  düşünün derim. Bütün öğretmenlerime bayıldım. Nasıl ayrılacağımı inanın bilmiyorum. Okul dışı aktiviteleri de güzel ve keyifli. Cuma günleri okul sonrasında Dublin’de görülmesi gereken bir yere götürüyorlar. Cuma akşamı saat 21:00 ‘de isteyen öğrencilerle buluşarak, sosyal gece düzenleyip, bir bara veya puba gidiliyor. Cumartesi günleri Dublin çevresine geziler düzenleniyor. Öğretmenler gerçekten ilgili ve sıcak kanlılar. Diğerler okullar hakkında bilgim yok ama ben kesinlikle Alpha College ‘ı tavsiye ederim.

Diğer bir önemli nokta ise, İrlanda’daki Türk öğrenciler. Tabii ki gittiğiniz her yerde Türk öğrenciler ile karşılaşacaksınız. Okuduğum ve gördüğüm kadarıyla İrlanda’da çok fazla Türk yok. Ama bazen şansınıza sınıfta 2- 3 Türk olabiliyorsunuz. Ama bunun önüne geçmeniz nereye giderseniz gidin pek olası değil. Yalnızca onlarla görüşmeyi en aza indirerek diğer ülkelerden insanlarla kaynaşarak bu durumun etkisini azaltabilirsiniz. Tam anlamıyla sizin ellerinizde.

Belirtmek isterim ki, İrlanda ucuz bir yer değil. Özellikle  euronun geldiği seviyeleri düşünürsek. Ama hesaplı hale getirmekte sizin elinizde. Uygun konaklama seçimi, yemekler ve alışveriş alışkanlıkları gibi. Alışkanlıkları biraz basite indirgemek gerekebilir. Unutmayın sayılı zaman, yalnızca keyfini çıkartın.

Tabii ki İrlanda ile ilgili anlatacaklarım bunlarla sınırlı değil. Bu işin öğrenim kısmıydı. Dublin’de ne yapılır,nerelere gidilir, nasıl gidilir, nereler görmeye değerdir? O da bir sonraki yazının konusu… Sizin de sorunuz olursa lütfen sorun. Sevgiler:)

Reklamlar

DUBLİN’DE DİL EĞİTİMİ” üzerine bir yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.