TÜRKİYE’DEN KANADA’YA, HAYALLERE YOLCULUK

İnsanın hayallerinin olması başına ne gelirse gelsin, hangi yoldan geçerse geçsin, bazen ayağı takılıp sendelese de, bazen yanlış yollara saptığını düşünse de , vazgeçmeden, ilk günkü heyecanını kaybetmeden onlara doğru koşması, koşabilmesi ne kadar güzel.

Bunun en şahane örneklerinden biri de bu satırlarda okuyacağınız Arzu Bozkurt’un hikayesi. İlk önce çocukluk hayali olan bankacılık hedefine ulaşmış, ardından diğer hayallerini gerçekleştirerek, 30 yaşında şube müdürlüğüne terfi etmiş. Sonrasında hayallerini büyütmeye karar vermiş ve hayallerinin önündeki engeli aşmak için 34 yaşında Kanada’ya dil okuluna gitmiş. Ama döndüğünde bambaşka bir hayal çalmış kapısını, Kanada’ya yerleşmek ve orada büyük şirketlerin yatırım danışmanlıklarını yapmak…Planlarını yapıp atılmış yola. O hayalleri için elinden geleni yaparken, evren de onun yanında olduğunu gösterircesine, açmış hayallerine giden kapıları bir bir. Ve şimdiki hayali “Kanada’daki En Büyük Türk Kadın Girişimci” olmak. Başardıklarını gördükçe, bunu da gerçekleştireceğine dair hiç şüphem yok benim.

Sizin de hayalleriniz yurtdışına dairse, kendinize dair cümleler, yol haritaları bulabilmeniz dileğiyle, sizi Arzu Bozkurt’un hikayesiyle baş başa bırakıyorum. Ve hatta soru sormak, fikir almak isterseniz, ona ulaşabileceğiniz iletişim  adreslerini de yazının sonuna bırakıyorum…

Arzu’nun hayali neydi? Hangi mesleği yapmak istiyordu?
Bankacılık… Liseden beri hayalimdi. Bankada sıra beklerken bankacıları pür dikkat izlerdim, yaptıkları iş pek havalı gelirdi bana. Üniversitedeyken, tüm bankacı tanıdıklarım, bir bankada staj yap kesin vazgeçersin bankacı olmaktan demişlerdi. Staj yaptıktan sonra daha da çok bankacı olmak istedim. Önce gişede başladım. Sonrasında müşteri temsilcisi olmak istedim.Sırasıyla, müdür yardımcısı, bölge müdürlüğü, genel müdürlük derken, en sonunda şube müdürlüğü… 30 yaşımda şube müdürüydüm.

Her şey bu kadar güzel giderken Kanada nereden çıktı peki?

Bir adım daha ileri gidip “Üst Düzey Yönetici” olmak istedim. Fakat kurumsal firmalarda üst düzey yöneticilik yapmak için İngilizce bilmek, yurtdışında öğrenim görmüş olmak veya  deneyim sahibi olmak  çok önemliydi. Kendi kendime, kullanılmayacak İngilizcenin neresi önemli diyordum, ama şart olduğunu da biliyordum. Piyasalar iyiye gitmiyordu. Bankalarda özellikle saha tarafında çalışanlar üzerinde büyük bir baskı vardı. Bazı insanlar işlerinde tutunabilmek için maalesef kendilerine olan saygılarını yitirmeye başlamışlardı. 34 yaşına kadar tatil için bile yurtdışına gitmemiş ben, bir gün bir dost masasında bir anda, yıl sonuna kalmaz ben yurtdışına giderim, dedim. Herkes güldü bana. 2 hafta sonra, performans döneminde kendim ve çevremdeki tüm arkadaşlarımın yaşadığı stres, herkesin birbirine açtığı telefonlar, yarı endişeli, yarı korku dolu konuşmalar, bana “buraya kadar” dedirtti. En olmayacak dönemde İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısına direkt mail attım. “Ben dil eğitimi için izin almak istiyorum” diye. Kredi çektim, bireysel emekliliklerimi bozdurdum. Bileti aldığım gün anneme gideceğimi haber verdim. Ve dil okulu için Kanada’ya geldim. Altı ay hiçbir şey düşünmeden sadece kot-tshirt giyerek, yaş ortalaması 25’i geçmeyen, dünyanın farklı yerlerinden gelen bir sürü sınıf arkadaşımla öğrencilik hayatıma geri döndüm. Altı ay sonunda da Türkiye’ye döndüm…

Türkiye’den sonra  Kanada’ya tekrar gitmeye nasıl karar verdiniz, hangi neden sizi oraya geri götürdü?

Okul bitip de Türkiye’ye döndüğümde her şey gözüme daha da farklı gelmeye başladı. Sektör daha da çığırından çıkmıştı. Bir tane mutlu arkadaşımın olmadığını fark ettim. Yolda yürürken bile bir kadın olarak ne kadar zorlandığımı, hayatın bize nasıl zorlaştırıldığını gördüm. Gök gürültüsü sandığım şeyin, evimin yakınlarındaki stadyumda patlatılan bir bomba olması, 15 Temmuz günü televizyondaki spikerin sürekli aynı metni tekrarlarken kardeşimin o sırada Ankara’ya giden bir uçağın içerisinde olması, o gün yaşadıklarım….

Ve bir karar verdim. 35 yaşımda kendime hiç bilmediğim  bir ülkede hayata yeniden başlama şansı vereceğim. En kötü senaryoda da, başarısız olursam  emekli annemin yanına Ankara’daki evimize geri dönerim diye düşündüm. Kafamda iki plan kurdum. Asıl amacım büyük şirketlerin yatırım danışmanlıklarını yapmak ve projeler bulmaktı. Hem Kanada içinde, hem de Türkiye – Kanada arasında, doğru şirketleri, doğru projelerle eşleştirmekti. İşlerin istediğim gibi gitmemesi ihtimaline karşılık bir meslek sahibi de olmam gerek dedim. O yüzden “Aşçılık” bölümüne başvurdum. İstediğim kontakları bulamazsam bu meslekle her yerde çalışabilirim ve sonrasında kendi kafemi açabilirim diye düşündüm. Hem de eğlenceli bir bölüm okuyor olurum dedim.

Sonrasında nasıl gelişti her şey, karar verdikten sonra süreç nasıl işledi?

Cebimde sadece ilk yıl okul param ve çalışmadan en fazla 2 ay geçirebileceğim bir parayla geldim Kanada’ya. Tabii ki dil okulundaki gibi rahat bir hayatım olmadı çünkü o zaman döndüğümde bankada müdür olarak devam edecektim. Şimdi ise büyük bir risk alıyordum.

Yeniden öğrencilik hayatına geri döndünüz. Nasıl bir süreçti?

Öğrencilik döneminde aynı zamanda mutfakta çalıştım. Haftanın 5 günü okulda, hafta sonlarında ise 10 saat deliler gibi mutfakta çalışıyordum. Ve aynı zamanda, nasıl sağı solu kovalıyorum, bir görseniz. Kimi tanıyabilirim, nereden ne bulabilirim, neler yapabilirim diye…

Sonrasında  kurduğunuz hayaller nasıl  bir anda gerçeğe dönüştü?

Bir gün tesadüfen çalıştığım yerde, aşçı kıyafetleriyle servis yaparken, Kanada’da büyük bir inşaat firması olan, Türk iş adamlarıyla tanıştım. Tipik, gurbette kendi ülkenden birilerini görmek, sanki tanıdık birilerini bulmuşsun gibi. Bizim restoranımız da var, gel orada çalış dediler. Ben de restoranlarında garson olarak çalışmaya başladım. Sonra bir gün, boş zamanlarını yakalayıp, 15 dakika konuşma ve kendimi anlatma fırsatı buldum. Sonrası ise tamamen büyük bir değişim. Gerçekten çalıştığın zaman ,sana kapılarını sonuna dek açan, ZGemi Holding ile yolumuz bu şekilde kesişti. Şimdi yönetim tarafında milyon dolarlık projelerin içinde yer aldığım, hem bankacılık tecrübemi hem de yöneticilik tecrübemi kullanabileceğim işler yapıyorum.

Tam olarak şimdiki Arzu’nun yaptığı işlerden bahsedebilir misiniz?

Kanada’da yatırım son günlerde gerek getirisi, gerekse de yaşam şartları olarak oldukça popüler. Ben de bir yandan yatırımcılar için projeler üretirken, diğer yandan da otelcilikten, alışveriş merkezlerine, iş yeri binalarından, hastanelere kadar birçok sektör hakkında bilgi sahibi oluyorum. Kanada’da ZGemi sayesinde edindiğim is çevresi ve tanıştığım insanlar o kadar çok ki, tek başıma asla ulaşamayacağım kişiler hepsi…

Bunlardan bir tanesi de Kanada Başbakanı Justin Trudeau olabilir mi? Kadınlar gününde instagram hesabınızda bir fotoğraf paylaşmıştınız. Var mı bir hikayesi?

Olabilir:) Çalıştığım firmanın CEO’su Yusuf Bey, Justin Trudeu-Liberal partinin düzenlediği özel ve az sayıda katılımcının olacağı bir organizasyona davetliydi. Benim katılmamı istedi. Dediğim gibi en büyük şansım, kendimi göstermeme olanak veren bir yerde çalışıyor olmam. O kadar küçük bir topluluk olunca o gece tanışma ve sohbet etme şansını yakaladım. Kanada’daki en özel anlarımdan biri oldu. Bunun dışında göçmenlik bakanı ve bazı milletvekilleri ile de tanışma ve sohbet etme fırsatımın olduğu etkinliklerde yer alabildim. İkinci yaşamımda, enteresan bir şekilde deneyimlerden deneyimlere koşuyorum.

Son söz olarak hayallerinizin peşinden gitmek, nasıldı?

Hayallerim Ankara’dan, İstanbul’a oradan da Kanada’ya gittiğim her yolda hep büyüktü, hep de öyle olacak. Burada mutfakta domates kesip, paspas yaptığımda da öyleydi, şu an tam anlamıyla değişen yaşamımda da öyle. Hayalim, “Kanada’daki En Büyük Türk Kadın Girişimci” olmak ve bu hayalimi de gün geçtikçe ileriye taşıyorum.

Evet hayatını belirli bir yaştan sonra değiştirmek ciddi bir karar, biraz engebeli, biraz mücadele gerektiren bir yol. Ama her şey, her adım, küçük veya büyük her farklılık sadece ve sadece sizin başarınız. Doğru insanlarla yol almak da buna dahil. Yine olsa yine aynı kararı verirdim.

Bu okuduklarınızın ardından Arzu Bozkurt’a ulaşmak ve fikir almak isterseniz, Instagram adresi; arzukiz_ veya mail adresi arzubzkrt1@gmail.com ‘dan kendisine ulaşmanız mümkün…

Ne dersiniz belki bizlerde  hayallerimizin yolunda,  kendi yolculuğumuzu yapacağımız kendi hikayelerimizi yazabiliriz. İhtiyacımız olan biraz cesaret, biraz da inanç. Biz kendimize inanırsak ve hedefimize odaklanırsak aşılmayacak engel yok gibi gözüküyor.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s