ŞANSINI KENDİ YARATAN ŞANSLI BİR VARLIĞIM

Kendi şansımı kendim yaratan şanslı bir varlığım diyen ve yaptığı, yaşadığı  her şeyin kendisini bugününe hazırladığını söyleyen, disiplinli, enerjik, yaptığı işten heyecan duyan, işine aşık bir kadın Mehtap Önkü. Doğu Dil Bilimi Edebiyatı  eğitiminden, sağlık sektörüne uzanan yollarını,  juicingin nasıl hayatına dahil olup , vazgeçilmezi oluşunu, kalbinin sesini dinleyip kundalini yoga eğitmenliğine başlamasını  ve daha henüz mezun olmadan  bu hayatta kafasına koyduğu , “Ben kanserli hastalara yardım etmek istiyorum” hayalini , öncesinde farklı şekillerde  şimdilerdeyse tamamen kendi yolu ve yöntemleriyle nasıl gerçekleştirdiğini konuştuk.

Ben onu ve yaratımlarını şaşkınlık ve hayranlıkla dinledim. Ve aklıma Steve Jobs’un “İleriye bakarak noktaları birleştiremezsiniz, bunu sadece geriye bakarak yapabilirsiniz. Bu yüzden noktaların gelecekte bir şekilde birleşeceğine güvenmelisiniz. İster kader deyin, ister karma – Bir şeye güvenmelisiniz” sözleri geldi. Şimdi nerede ne yapıyorsanız, noktaların bir şekilde birleşeceğine güvenin. Ve bunun en mükemmel örneklerinden biri olan Mehtap Önkü’nün hikayesine  bir göz gezdirin.

Neydi Mehtap Önkü’ nün kariyer hayali  ve gerçekte neler oldu?

Çocukken ben doktor olmak istiyorum derdim, fakat çok farklı bir eğitim aldım. Ankara
Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nde, Doğu Dil Bilimi ve Edebiyatı okudum.
Farsça eğitim aldım. Mesnevi’yi Farsça okudum ve yorumladım. Mesnevi’yi anlamak için, tasavvuf eğitimi almam bana üniversite yıllarında çok şey kattı. Hocalarım okulda
akademisyen olarak kalmamı istiyordu, çünkü derece ile mezun oldum. Ancak 3. Sınıf
sonunda babam hastalandı. Adana’da bir hastanede yatıyordu, ben de yanına gittim. Babamın akciğer kanseri olduğunu öğrendik ve tedavisi başladı. Tüm yaz boyunca babama destek oldum. Ona nasıl yardım edebilirim diye medikal tüm kitapları okuma çabasına giriştim. Babamı 6 ay içinde kaybettik. Bu süreçle birlikte, kanser hastaları için bir şey yapmalıyım fikri oluştu bende. Bir ilaç firmasında çalışmanın bana bu yolu açacağını düşündüm.

Çok farklı bir bölümden mezun olup, ilaç sektöründe çalışmayı nasıl başardınız?

Yaşama dair farkındalığı, beynimizin gücünü, fiziksel bedenden ibaret olmadığımızı,
muhteşem ve çok güçlü varlıklar olduğumuzu, vizyonlamayı ve dolayısı ile yaratım yapmayı çok küçük yaşlarda öğrenmiş biri olarak, ne istediysem yaratabildim. Her zaman şunu söylerim; kendi şansımı kendim yaratan bir varlığım. Üniversiteden mezun olup iş aramanın ne olduğunu bilmiyorum. Çünkü okulum bittikten bir hafta sonra kanser ilaçları satan bir şirketle görüşmeye gittim. O şirket çok küçük bir kadro ile çalıştığı için, şirket yöneticisi beni başka bir şirkete yönlendirdi ve ben, yönlendirildiğim ilaç firmasında işe alınma sürecine başladım. Sonrasında iki aylık çok yoğun bir kursu, çok iyi bir şekilde bitirdim. İlaç sektöründe 1995 yılından 2007 yılına kadar süren 13 yıllık bir tecrübem var. Ve bu sektörde geçirdiğim 13 yıl içinde çok iyi medikal bilgim oluştu.

BENİM YAŞAM AMACIM BUNLAR DEĞİL

Ardından İstanbul… İstanbul’a yerleşme maceranızdan bahseder misiniz?

İstanbul beni çağırdı… İstanbul’dan iş teklifi geldi ve görüşme için geldim. Hatta görüşme için yalnızca bir iş kıyafeti getirdim. Geldikten sonraki ertesi gün head hunter ile görüşmeyi yaptım. Sonra beni aynı gün, aranılan pozisyonun şirket yöneticisine yönlendirdi. Görüşme oldukça olumlu geçince, pozisyona uygun olduğum düşünüldüğü için kalabiliyorsam İstanbul’da kalmam istendi. Başka adaylarla da görüşmeleri gerektiği için ben iki hafta daha İstanbul’da kaldım. Süreç sonunda bana iş teklif edildi.. Böylelikle bir günlük iş görüşmesi için geldiğim İstanbul’da 3 hafta kalıp, işe başladım. İstanbul’daki yaşantım da bu şekilde başlamış oldu.

İstanbul’daki yeni kariyeriniz nasıl devam etti?

Yine sağlıkla ilgili, sağlık eğitimleri veren bir şirkette, eğitim ve koordinasyon yöneticiliği
yaptım. O işten çok keyif almadım, bana çok yeterli gelmedi. İstanbul’dayım ama benim yaşam amacım bunlar değil, demeye başladım. İşten ayrılıp başka bir işe girdim. Sonra hava dezenfeksiyonuyla ilgili başka bir şirkette satış yöneticiliği yaptım. Derken, orası da beni maddi yönden tatmin etmedi. Sonrasında sağlıkla ilgili ürünler satan bir şirkette de satış yöneticiliği yaparken, hayatımı gerçekten değiştiren bir şey oldu. Türkiye’de çok az bir kitle tarafından bilinen juicing/sebze suyu ve çiğ beslenmenin ne demek olduğunu öğrendim. Buna yönelik eğitimler almaya başladım.

Sevdiğiniz işleri yaparken, neden kurumsal hayatınıza son verdiniz?

Son  işim de bana hayatımda hala eksik bir şeylerin olduğunu hissettirmeye başladı. 2010’un sonunda iş yerindeyken aniden düşünmeye başladım; bu iş beni tatmin etmiyor, ben bu değilim, ben başka şeyler yapmalıyım. Ardından hayata dair beklentilerimi yazmaya başladım; ben daha üretken olmalıyım, ben birilerinin hayatına dokunmalıyım, ben kendimi geliştirirken başkalarını da geliştirmeliyim. Çok kısa bir süre sonra şirket, yaşadığım yerden çok uzak bir bölgeye taşınınca benim için biçilmiş kaftan oldu, ben de bu vesileyle işten ayrıldım.

İşi bıraktınız ve kundalini yogaya odaklandınız. Yoga hayatınıza o sıralarda mı girdi?

Ben 1998’de aldığım bir yoga kitabıyla ilk olarak Hatha Yoga’ya başladım. Evet, pozları
uygulamak ve esnemek keyifliydi ama eksik olan bir şeyler vardı, bilincim farklı şeylerle
beslenmek istiyordu. Daha fazla içselleştirip, yüksek bilincimin farkındalığını arttırma isteğimi o sıralarda bu şekilde tanımlayamıyordum ama benim için eksikliğin neler olduğunun farkındaydım. Bir gün kitap evinde dolaşırken bir kitap ile karşılaştım ve incelemeye başladım. O zaman “Evet, evet işte bu!” dedim. Bu kitap, Kundalini Yoga ve Meditasyon ile ilgili bir kitaptı. Böylece Kundalini Yoga ve Meditasyon ile 2001 yılında tanışmış oldum. Sürekli bu kitaptan meditasyonlar yapıyordum. Hatta insanlara yapmaları için meditasyonlar öğretiyordum. Görüyorum ki, daha o zamanlarda öğretmeye başlamışım. Bir de meditasyon yapmaya bayılırdım. Mesela, uzak iş toplantılarına gittiğimizde, yemek sonrası hemen odama çıkar, meditasyon yapmaya başlardım. Kurumsal iş hayatını tamamı ile bıraktıktan sonra, adanmış bir şekilde tek odağım yoga ve meditasyon oldu ve her gün yoga matı üzerinde saatlerce yoga ve meditasyon yaparken buldum kendimi. Hayatım çok farklı şekilde değişmeye başladı. Sonrasında yurt dışında eğitimlere gitmeye başlayarak eğitmen oldum. Şu anda KRI (Kundalini Research Institute) sertifikalı Level 1 – Level 2’yi tamamlamış bir eğitmenim. Aynı zamanda Kundalini Yoga ve Meditasyon Eğitmen Yetiştirme Eğitimlerime devam ediyorum. Level 3 eğitimlerime de yakın zamanda başlayacağım. Ayrıca Yin Yoga ve Çocuk Yogası eğitmeniyim.

img1535491903191

BENİM GERÇEK PRANAM YAŞAM ENERJİM BU

Juicing hayatınızda önemli bir yere sahip. Beslenme  ile ilgili oruçlarınız var. Bunlardan bahsedebilir misiniz?

Beslenme alanında çok ciddi çalışmalarım var. Açlığın bir illüzyon olduğunu 2009’da
deneyimledim. Pek çok ezoterik öğretilere baktığımda da hiçbir yerde üç öğün veya  altı
öğünden bahsedilmediğini gördüm. Hep iki ya da tek öğünden bahsediliyordu. Zaten
hayatımın hiçbir aşamasında çoklu öğünlerim olmamıştır. Ben sebzelerle beslenmekten çok keyif alıyorum. Enerjim çok yükseliyor ve en iyi performansa ve versiyonuma ulaşıyorum. 2009’dan bu yana başlangıçta kısa süreli olarak başlayan, sonrasında uzun süreli olan juice/sebze suyu ve su oruçları yaptım ve hala yapıyorum. Benim gerçekten pranam, yaşam enerjim bu! Yaşam şekli, bilinci, hayata bakış açısına ve ihtiyacına göre, öğrencilerim için programlar yapabiliyorum yani kişinin isteğine değil, ihtiyacına göre oruç ya da arınma programları yapıyorum.

Yoga ve beslenmeyi birleştirdiniz… Bu süreç nasıl gelişti?

Yaptığım bir meditasyon sırasında bana şöyle bir şey bilgi geldi; neden en iyi bildiğin iki şeyi birleştirmiyorsun? Yoga ve Beslenme. Tek  başına yoga, tek başına beslenme değil
yaptığım. Kişinin düşünsel, zihinsel, ruhsal boyuttaki ve fiziksel bedenindeki dönüşümüne rehberlik yapıyorum. Çünkü tek başına fiziksel bedendeki dönüşüm bana göre yeterli değil. Hiçbir öğrencime okuduğum ya da bir şekilde öğrendiğim bilgiyi sunmuyorum. Deneyimleyip, tecrübe ettiğim ve bilincime taşınmış olan her şeyi paylaşıyorum. Örneğin, orucun her aşamasını biliyorum. Her aşamasında neler hissedilir, neler yaşanır ya da ihtiyaçlar neler olabilir, biliyorum. Bu süreçte yaşadığı her bir semptoma karşı yoga pozları, nefes egzersizleri ya da meditasyonlar öğretiyorum.

HAYATIMIN TÜM AŞAMASI BENİ BUGÜNLERE HAZIRLAMIŞ

Şu an da tam olarak yaptığınız nedir? Kimlerle çalışıyorsunuz?

Şu an yaptığım, Kundalini Yoga ve Meditasyon eğitmenliği, koçluk ve beslenmeye dair
danışmanlık, rehberlik. Ciddi ya da kronik hastalıkları, insülin direnci, tansiyonları yüksek olan veya başka sağlık sorunları olan kişilerle çalıştım ve şifalanma sürecine girdiler. Son 4 yıldır kanser tedavisi alan kişiler ile çalışmaya başladım. Medikal tedavileri ile birlikte oldukça başarılı sonuçlar elde ediliyor. Aynı zamanda oldukça sağlıklı öğrencilerle de çalışıyorum. Son yıllarda görüyorum ki, üniversite eğitimim ile aldığım evrensel, tasavvufi ve Mesnevi’ye dair bilgiler, ilaç firmasındaki eğitimlerimden öğrendiğim yoğun medikal bilgilerim ve son kurumsal işlerimdeki beslenmeye dair pek çok bilgi ve kendi deneyimlerim, yani hayatımın tüm aşaması aslında beni bu günlere hazırlamış.

Danışanlarınızla ilgili olarak yaptığınız çalışmalar sonucunda nasıl dönüşler alıyorsunuz?

Çalıştığım tüm hastalığı olan öğrencilerime doktorları ne yapıyorsan devam et, diyerek
destek oluyorlar. Bu sonuçları görebilmek benim için çok keyifli. Çalışmalarımda
öğrencilerimin beklentiye girmelerini sağlayacak şekilde açıklamalar yapmıyorum. Kendim de beklentisiz bir şekilde çalışıyorum. Şu ana odaklanıyorum, yani kişinin şu anki yaşam kalitesinin ne kadar iyi ve keyifli olduğuna odaklıyım. Bu arada kanser tedavisi alan öğrencilerimin hiçbiri klinik olarak hasta görünen insanlar değil. Medikal tedavilerine ait semptomlar görünmüyor ya da çok nadir olarak görünüyor. Kemoterapi aldıktan sonra, bulantıları olduğunda ders yapıyorum ve bulantısı ders sırasında geçebiliyor, dolayısı ile tedavi sürecini daha rahat bir şekilde geçiriyor. Örneğin, sedef romatizması denen bir hastalığı olan öğrencim, şimdi hasta konumundan, doktorların yılda iki kez tahlillerini yapalım dediği kontrol edilecek kişi konumuna geçti.

FB_IMG_1535512751609

İşiniz değiştirdikten sonra hayatınız nasıl değişti?

Çok şey değişti. Hayata bakış açım değişti. Ne kadar muhteşem, muazzam ve güçlü bir
varlık olduğumu algıladım. İstediğim her şeyi yaratabileceğimi daha da fazla deneyimledim. Sınırlar ve sınırlamalarım ötesine geçtim. Enerjim, zinde ve canlılığım çok iyi. Negatif olay, durum ve duygularda kalma sürem oldukça kısa. Hayatın içindeki güzelliklere odaklıyım ve mutlu bir yaşam şeklim var. Evrensel akışa çok güveniyor ve müdahale etmiyorum. Seçim ve kararlarımın sonucu ne olursa olsun, sorumluluğunu alıyorum. Farkındalıklarım çok arttı ve ciddi dönüşüm ve değişimler yaşadım. Tabii ki her geçen gün daha da büyümeye devam ediyor ve her zaman kendimi geliştirmeye çalışıyorum. Sonuçta bu süreç; bitecek bir süreç değil, hep devam edecek. Öğrendikçe ve öğrendiklerimi öğrettikçe çok daha fazla büyüdüğümü, geliştiğimi görüyorum. Ben dönüştükçe, bana ulaşan kişi de dönüşüyor.

Bireysel ve grup çalışmaları yapan Mehtap Önkü’nün ayrıca online Kundalini Yoga ve
Meditasyon dersleri ve Bütünsel Arınma-Detoks-Fasting programları var. Kendisiyle irtibata geçmek isterseniz, instagram ve facebook hesaplarından ulaşabilirsiniz.

Facebook Sayfası: www.facebook.com/KundaliniYogaMehtap/
instagram: @mehtaponku

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s