KURUMSAL HAYATTAN, NEFES KOÇLUĞUNA

Melis Işık…. O da kurumsal hayatı bırakanlardan… Kurumsal hayattan sıkıldığı bir dönem de ne yapabilirim diye düşünürken, fizyoterapistinden  duyduğu nefes koçluğunu araştırmış ve doğum gününde kendisine nefes kampı armağan etmeye karar vermiş. Ama düşünmüş taşınmış, bakmış hiçbir şey bilmiyor nefes hakkında, önce bir nefes seansı alıp  denemek istemiş. Ve bu seansta, bu dünyaya bunun için geldiğini tüm benliğinde hissetmiş.

Öncesini bilmiyorum ama şu an, işine aşık duran bir  Melis Işık var karşımda… İçi kıpır kıpır, işinden bahsederken o kadar mutlu görünüyor ki, her haliyle akışta kaldığını gözlemleyebiliyorsunuz. Nefes koçu olmaya karar verdikten sonra, sürekli kendimi  nasıl besleyebilirim, kendime daha neler katabilirim  diye düşünen ve  onu geliştireceğine inandığı tüm eğitimlere katılan biri… E işini aşkla yaptığı buradan da belli. Bir de eklemeden geçmeyeyim onun için yalnızca nefes koçu demek de eksik kalır. Okuyunca bana hak vereceksiniz…

Biz onunla,  bulaşıcı ve  güzel  enerjisi eşliğinde, kurumsal hayattan ayrılışını, nefes koçluğuna giden yolunu, kullandığı diğer yöntemleri ve  daha birçok şeyi masaya yatırdığımız güzel bir sohbet gerçekleştirdik. Eminim röportajı okuduğunuzda siz de kendinizi, bu güzel enerjiyle sarmalanmış, ilerisi için neler yapabileceğinizi düşünürken bulacaksınız. Kim bilir belki  siz de Melis’in  yolundan veya  tam  da kendisinden  ilham almaya karar verirsiniz, belli mi olur.

EVREN ÖNÜME NEFESİ KOYDU, GELEN ŞEYE HAYIR DEMEDİM

Kurumsal hayatla başlayalım isterseniz… Nasıl ve nerede başladınız?

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Şehir ve Bölge Planlama bölümünden mezun oldum.  Çok severek okuduğum bir bölümdü. Okul bittikten sonra bir yol firmasında peyzaj işlerini üstlendim. Burada İstanbul sahil ve meydan düzenlemelerinde çalıştım. İşe başladıktan 2 yıl sonra  maddi anlamda beni tatmin etmediği bir noktada bırakma kararı aldım. İstifa ettim ve 3 ay evde hiçbir şey yapmadan oturdum. Bir gün telefonum çaldı ve bana yeni  bir iş teklifi geldi. Çok güzel imkanları ve beni çok heyecanlandıran projeleri vardı.  Burada da 3 yıl kadar proje koordinatörü olarak mimari projelerde çalıştım. Ve 3 yıl sonunda istifa ettim.

Peki neydi sizi istifa noktasına taşıyan? İşinizi bu kadar severken, heyecan duyarken neden böyle bir karar verdiniz?

Aslında işimi çok severek yapıyordum, ta ki işimle ilgili bazı engellerle karşılaşana kadar. Bebeğim gibi baktığım bazı projeler, bir takım nedenlerle iptal olunca şevkim kırıldı. Ancak sadece işimdeki tatminsizlik değil başka nedenler de vardı. İşimle evim arasındaki mesafe 70 km idi. Her gün 140 km yol gidip, üzerine 4 saat trafikte kalıp, kendime vakit ayıramıyordum.  İşten çıkıp spora gidiyordum, spordan sonra da eve dönüp uyuyordum. Spor yapınca sosyalleşemiyordum, sosyalleşince spor yapamıyordum gibi bir durum vardı ortada. Ve bu bana keyifsizlik veriyordu. Ben artık kendi işimi kurmak istiyorum, günde şu kadar saat çalışmak istiyorum, haftanın bir günü bana ait olsun istiyorum diyerek kafamda bir plan oluşturdum ve bunun için neler mümkün diye sordum. Sonrasında şu eğitimi alabilirim, hayatıma bunu sokabilirim diyerek kendi kendime   bir takım planlar oluşturdum ve kendime  bir takvim yaptım derken, evren de bunu destekleyici şekilde önüme nefesi koydu. Gelen şeye hayır demedim.

IMG-20181009-WA0011.jpg

Nefes Koçluğu hayatınıza nasıl girdi? Ve sizi  kurumsal hayatı  bırakmanızda nasıl etkiledi ?

Bu keyifsizlik zamanlarımda,  kendime nasıl yeni bir şeyler ekleyebilirim diye düşünmeye başladım. Yoğun spor yaptığım bir dönemde omzum çıktı. Omzum çıktıktan sonra, tekrar spora nasıl döneceğim diye düşünürken, bir fizyoterapistle çalışmaya başladım. O da bana bir gün nefes çalışmasından bahsetti.  Daha önce hiç duymadığım bir şeydi ve araştırmaya başladım. Kendi doğum günümde kendim için hediyeler alırım. Dolayısıyla araştırma yaptığım sırada  nefes kampı buldum ve bu kampı kendime doğum günü  hediyesi olarak aldım.  Gitmeden önce nefes nedir, ne değildir görmek için bir seans alayım dedim ve aldığım ilk seansın ardından bu mesleği yapmaya karar verdim. O seansta dünyaya bunun için geldiğimi net bir şekilde gördüm. Haziran ayında aldığım kampa gittim, peşinden nefes ile ilgili eğitimlere başladım, derken temmuz ayında da işi bıraktım. Aradığımı bulmuştum. Artık  çalışmak istemiyorum dedim. Böylece işimle yollarımı ayırdım.

NEFESİN KENDİ İÇİNDE KURALLARI VAR AMA TESLİMİYETTEN SONRA HİÇBİR KURAL YOK

Siz niyetinizi belirledikten sonra, hızlı bir geçiş olmuş aslına bakarsanız, nefes koçluğu süreci nasıl devam etti?

Kamptan hemen sonra nefesle ilgili eğitimleri almaya başladım.  Tüm eğitimlerimi tamamladım. Geçtiğimiz yıl aralıktan beri de aktif olarak nefes koçluğu yapıyorum. Bunun yanında yaşam koçluğu eğitimi aldım, yaşam koçluğu da yapıyorum. O eğitimlerden sonra  Theta Healing eğitimi aldım ve Basic Theta Healing seansları yapıyorum. Tüm bunların dışında hala devam eden Holistik Yaşam rehberliği alıyorum. Şu an, artık, enerji bedeninde çalışmaya başladım. Bu yola girdiğimden ve bu alanda çalışmaya karar verdiğimden beri, birazcık daha buna dair kendimi nasıl besleyebilirim, kendimi nasıl geliştirebilirim, hangi eğitimleri alabilirim diye düşünüp,  önüme ne çıkarsa kabul edip almayı ve oradan devam etmeyi tercih ettim. Hem ben kendi içimde gelişiyorum, hem de danışanlarımla birlikte gelişiyoruz.

Aslında nefes koçluğu yanında bir çok eğitim almışsınız… Nefes koçluğunun yanı sıra bu eğitimlerin de danışmanlığını  ayrıca yapıyor musunuz?

Aslına bakılırsa bütün bu eğitimleri bir araya getiriyorum, harmanlıyorum. Hiçbir seans birbirinden ayrı değil. O seansta kişinin tam olarak neye ihtiyacın varsa, o gerçekleşiyor. Yani bu sadece nefes olabilir, nefesle birlikte enerji  bedeni çalışması da olabilir. Kişinin o gün sadece dengelenmesi gerekiyor olabilir. Sadece koçluğa ihtiyacı olabilir. Tamamıyla kişiye  özgü olarak değişiyor. O noktada  bende sınırlama yok. Tek bir şekilde şu kalıbı uyguluyorum diyemem. Nefeste de şu kuralları uyguluyorum diyemiyorum. Evet nefesin kendi içinde kuralları var, ancak teslimiyetten sonra hiçbir kural yok.

Nefesle birlikte kişileri nasıl bir değişim bekliyor?

Öncelikle fiziksel etkileri oluyor, sağlık bazında etkileri oluyor. Mesela kişilerin genellikle rahatladıkları ilk alan bedenleri oluyor. Uyku problemleri çözülüyor ve güne daha dinç uyanıyorlar. Fiziksel etkilerinin yanında zihinsel etkileri oluyor. Danışanlarıma dikkat ediyorum 3-4 seans sonra olumlu düşünmeye geçiyorlar. Beden olumsuz bir şey yaratmamaya başlıyor. Hatta olumsuz düzeye geçtiğinde, dönüp kendine ben ne yapıyorum demeye başlıyor. Bir de ruhsal boyutta deneyimi var, o da kişiye özgü bir durum. Orada herkesin deneyimlediği başka şeyler var.

Yaptığınız terapilerden  sonra kişilerin hayatlarında daha net, gözle görülür ne gibi değişimler oluyor? Örnek istesek sizden

10 yıldır sevgilisinden ayrılamayan bir danışanım vardı, ayrıldı. Eski eşinden korkan bir kadın danışanım,  yeni erkek arkadaşıyla evlilik hazırlığında. Sürekli hastalıklardan  kendine kurban rolü yaratan bir başka danışanım, o rolden çıktı, hastalıklarını kabullendi ve hastalıklarında iyileşme yönünde ilerleme kaydetti. Şekeri 300’lerde gezen bir danışanım en son doktora gittiğinde, şekeri 120  çıkınca, doktoru, sen ne yapıyorsun dışarıdan destek mi alıyosun diye sormuş. Kalp krizi geçirdikten sonra bedenini bütünleyemeyip, seanslardan sonra çok daha  rahat nefes alan insanlar var. Çeşit, çeşitler.

Nefes koçluğunu meslek haline getirmeniz dışında, sizin hayatınızda neler değiştirdi?

Ben alerjik astım hastasıydım, şimdi alerjiden eser yok.  Bedenim nefesini bütün almaya başlayınca ve bedenim bütünlenip dengelenince, birde alerjinin zihinsel olarak hangi alt yapıdan geldiğini, neleri istememek, neleri reddetmek olduğunu görünce, alerji alanımdan tamamen kalktı. Gluten alerjim vardı, un tüketemiyordum şu an  hiçbir sıkıntım yok bu anlamda. Analitik bir zihne sahip olduğumdan uyumadan önce, sürekli düşünüyordum, şimdi kendiliğimden uyuyorum. Bunlar düzenlendi. Önceleri ara ara  olmakla birlikte nadiren diş sıkardım, bu artık hiç yok.  Onun dışında ben pek dişleriyle sorun yaşayan bir insan değilim ama genelde, danışanlarda gördüğüm ağızda oluşan tartar olsun, lekelenmeler olsun bunlar azalıyor ve nefes kokusu değişmeye başlıyor. Benim hayatımda kronikleşmiş gibi olan hastalıkların tümü kırıldı. Bunlar kendimle ilgili gözlemlediğim net dönüşümlerdi.

GÖRÜNMEDEN İLERLEYEN BİR SİSTEME SAHİBİM

Sizden aldığımız danışmanlık nasıl bir süreç, ne kadar sürüyor?

Herkesin bir teslimiyet noktası var mesela meditasyonda dinginlik ve sessizliğe geçenler  bırakmayı tercih ediyorlar, çünkü artık o noktadan sonra  gidilecek bir yer kalmıyor. Kendileri devam ediyorlar.  Bazıları evde kendileri yapmayı tercih etmiyor, onlarla da  haftada bir yaparken, ayda bire düşürüyoruz zamanla.  Veya iki ayda bir yapıyoruz.  Bunun dışında her hafta düzenli devam edenler var.Her seansta danışanlar kendileri ile ilgili başka bir yönünle yüzleşiyor, dolayısıyla yüzleşemediği noktada bırakanlar var.  Her insan başka, her nefes başka. Gelip bana, kaç seans almamız lazım diye soranlar oluyor. Bende ortalama bir seans yok. Bu kişiden kişiye değişen bir süreç. Çünkü herkes kendi deneyimine özel yaşıyor. Ve tabii ki seanslar sonrasında verdiğim ödevlerin yerine getirilmesi, o çalışmaların yapılması, o disiplinde kalınması hepsi  birbiriyle bütün,  birbirine destek.  Amaçladığımız hedeflediğimiz neyse, ona göre yol kat ediyoruz.

Peki bu nefes seansı hep devam eden bir süreç mi? Danışanlar bir şeyler öğrenip sizden sonra da devam edebiliyorlar mı?

Bu işin en sevdiğim kısmı da o oldu. Bana bağımlı değiller. Sunabileceğim her şeyi sunuyorum onlara..  Bir şeyleri gerçekten hayatlarına  sokup, dönüştürmek istiyorlarsa, tek yapmaları gereken öğrendiklerini uygulamak. Bunlarla ilgili kaynak kitaplar veriyorum, onları okuyabiliyorlar. İstedikleri  zaman istedikleri şeyleri  sorabiliyorlar, tartışabiliyoruz. Danışanlarımın hiçbir “zaman”, kısıtlamaları yok. 7/24 bana yazabiliyorlar, sorunları olduklarında danışabiliyorlar. Müsait olduğum sürece, seansım olmadığı sürece hepsine  dönüş yapıyorum. Dolayısıyla öğrendiği bilgilerle kendisi bir yolda devam etmek istiyorsa, zaten edebiliyor.  Bu durumda farkındalıklı olmak, onun sorumluluğunda.  Bu farkındalık onun bünyesine işlendiği zaman da ben aradan çıkıyorum zaten. Benlik bir durum kalmıyor. Herkes mutlu mesut yoluna devam ediyor. Bazıları  da bir şey üretiyor sırf devam etmek için. Bu sefer beni amaç olarak kullanmaya başlıyor. Biz zaten amaçları yıktık. O durumda yılda bir kez bakarız, hayatları ne durumda, istedikleri gibi devam edebiliyorlar mı diye. Ama sürekli benimle olmaz. Kısacası herkesin belli bir süresi, döngüsü var. O döngü tamamlandığında kişi gidiyor.

Danışanlarınız size nasıl ulaşıyor?

İlginç bir şekilde danışanlar birbirlerini buluyorlar. Danışanlarda bir farklılık oluyor, arkadaşları onlardaki bu değişikliği görüyor ve  onlara ne  yaptıklarını soruyor. Danışanlarım  da diyor ki, Melis’ten nefes seansı alıyorum. Böylece onlar da geliyor. Herkes birbirinden duyuyor. Şu an herhangi bir PR işi yapmıyorum. Herhangi bir sosyal medyada nefes koçluğu yaptığıma dair bir paylaşımım yok açıkçası. Şu an sistem manuel işliyor diyebiliriz. Görünmeden ilerleyen bir sisteme sahibim.

IMG-20181009-WA0014

OLDUĞUN YERİ CENNET YAPMAK DA SENİN ELİNDE, CEHENNEM YAPMAK DA SENİN ELİNDE

Eski işini yapan, tatminsiz Melis ile şimdiki Melis arasında ne gibi farklar var?

Eski işimi yaparken çok sıradan ve rutin bir hayat yaşıyordum. Ve bu beni işe başladığımdan beri mutlu etmiyordu. Hep bir şekilde kaçmanın, farkındalık yaratmanın bir yolunu aradım. Bunun için daha çok spora gidiyordum, daha çok sosyalleşiyordum, ama bir süre sonra  Melis’in sağlığından, yaşamından, ödün vermeye başladığımı fark ettim. Şimdiki işime geçtikten sonra hayat kalitem yerine geldi. Her şey olması gereken saatte oluyor. Evet sporumu da yapabiliyorum, çıkıp arkadaşımla da buluşabiliyorum. Ve en önemlisi işimi aşkla yapıyorum. Bundan keyif almak, işinin seni tatmin etmesi, seni tatmin eden bir işten para kazanıyor olmak, hepsi bir bütün şeklinde ve onun sana sunduğu bereket çok daha başka bir şey.  Kurumsal iş belli bir düzen içerisinde, geleni, gideni, tatili,  her şeyi öncesinden planlı. Şu an ise gözümü açıyorum ve günü bir şekilde yaşıyorum. Tek planladığım şey seansların saatleri, olmam gereken yerler, günlük planlarım, onun dışında günüm kendi içinde akıp gidiyor. Hayatı daha anda yaşıyorum. Sonuçta Melis’in keyfi üzerine tasarlanmış  bir hayatım var şu an da.  Kesinlikle Melis’i zorlayacak bir şey yapmıyorum. Birde en büyük değişim şu oldu; eski işimde yaptığım işlerin sonucu almak için 1-2 yıl beklerken, şimdiki işimde  sonucu direk alıyorum.En fazla 3 gün içinde  sonuçlar gözükmeye başlıyor. Veya bir hafta sonra gittiğimde, danışanlarım bir hafta öncesine göre çok farklı şeyler anlatmaya başlıyor. İşimin en sevdiğim yönlerinden biri bu.

İşini değiştiremeyeceğini düşünüp korkan veya buna cesaret edemeyen kişilere ne söylemek istersin?

Olduğun yeri cennet yapmak da senin elinde, olduğun yeri cehennem  yapmak da senin elinde. Dolayısıyla oradaki korkuyu, cesaretsizliği anlayamıyorum. O zaman bunu sadece hayatın iş alanında değil birçok alanında yaşıyorsun demektir. Cesaretsizlik, senin alanında varsa, bir şeye adım atamamak senin alanında varsa, bunu birçok başka alanda da yaşıyorsundur. İlişkilerinde yaşıyorsundur, iş yerinde yaşıyorsundur. Bir projede işe atılman gerekirken cesaretsizliğin yüzünden, atılamıyorsundur.  Bunu aşmak için, hayatının  ufak ufak noktalarına sokuyor olman lazım. Senin için en kolay olan yer ailenle ilişkinse oradan başla, iş yerinden başla, en yakın arkadaşlarından başla. Bunun bir sürü noktası var. Bir de parasal anlamda herkes olanı korumak derdinde. Bir cesaretsizlik var. Ya batarsam, ya çıkarsam korkusu. Batarsan batacaksın zaten. Hayatının bir döngüsünde o batış varsa, o olacak. Ben kendime  dedim ki, ben bunu istiyorum. Ve bu konuda ne var ne yok varımı döküyorum. Parasal bazda baktığımızda işimden  çok mu para kazandım hayır, cepten mi yedim evet. 5 yıllık birikimimi yedim. Ama ne için? Hayatım boyunca mutlu olabileceğim bir işi yapmak için.

Peki bu cesaretsizliği kırmak için neler yapılabilir?

Önce kendileriyle çalışmaları gerek,  gerçekten bu hayattan beklentileri istekleri ne onu bulmaları gerekiyor. Bu lafı söylemesi kolay diyebilirler, ama gerçekten kolay. Sadece kalbine sorduğunda, o cevap orada zaten var.  Ve sonrasında harekete geçmeliler. Gerçekten bir cheesecake dükkanın olsun istiyorsan, her gün bunun için bir şey yapıyor olman lazım. Her gün en azından cheesecake tarifi denemelisin. Ben gözümü açtığımda nefes dedim ve tamam bunu yapacağım dedim. O günden beri her gün onunla ilgili bir şey yapıyorum. Her gün onunla ilgili önüme bir şey çıkıyor, onu almaya çalışıyorum, onu öğrenmeye çalışıyorum ,onu hayatımda aktif olarak tutuyorum, kendi bedenime uyguluyorum. Sürekli seans yapıyorum. Ben CEO olmak istiyorum dersen, olursun. Eğer bunu kalbin söylüyorsa, sen bu dünyada bunun için varsan, gerçekten olursun….

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Reklamlar

KURUMSAL HAYATTAN, NEFES KOÇLUĞUNA” üzerine bir yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.