YENİ YILA HAZIR MISIN?

Yeni yıl kapımızda peki sen ne durumdasın? Gelecek yıl da bu yıl gibi olacak nasılsa deyip, umursamayanlardan mı, yoksa yeni yılda beni kim bilir neler bekliyor deyip, umut dolanlardan mı?

Beni sorarsanız, ben  2. sınıfa girenlerdenim. Ve inanıyorum ki aslında bir yanıyla herkes öyle.  Herkes yeni bir başlangıcın kendisine özel kapılar açacağına inanmak istiyor, sürekli devam eden döngünün bir şekilde kırılacağına inanıyor. Ama yıllardır bu döngünün kırılmadığını gördüğünden, bir yanıyla hayata kızgın ve yorgun hissediyor. Ve belki de umutlanmaktan korkuyor. Çünkü insanız, düşüp kırılmak, acı çekmek istemiyoruz. Bunca yıldır bir şekilde  kendimize  güvenli bir alan yarattık ve çok da düşünmeden yaşayıp gidiyoruz.

Ama ben yeni yıl gelmeden önce, kendinle baş başa kalıp bir düşün istiyorum. Gerçekten mutlu musun? Yoksa alışkanlıklarını mı yaşıyorsun?

Para, aşk, kariyer, hayat… Gerçekten, evet ben ne isityorsam onu yaşıyorum diyebiliyorsan, ne mutlu sana. Ama içinde en ufak bir acaba varsa da, sorgula. Bu senenin bilançosunu çıkar mesela, neler seni mutluluktan havalara uçurdu, neler seni alaşağı etti. Hayallerinin neresindesin? Otur sessizce bir köşeye, yaz. Yalnızca kendini, kalbini dinle. Kimseyle paylaşmak zorunda da değilsin.

Mesela hangi yöne gitmek istediğini bilmiyorsun. O zaman yardım al. Bu yıl, seni hedeflerine götürmesi için birinin öncülük etmesine izin ver. Bazen bazı şeyleri tek başına göremeyebiliriz. Ve birinin yardımıyla, bize saçma sapan gelen, ama yinede para verdiğimiz için bir yapalım, bir deneyelim dediğimiz şeyler karşımıza hiç ummadığımız güzellikte deneyimler getirebilir.

Yapmak istediklerini erteleme! Dans etmek mi istiyorsun. Git bir kursa kayıt ol. Bütçem yok dersen, internetten izleyerek başla dans etmeye. Mesela hep o çalmak istediğin enstrümanı çalmayı öğren. Yazmak mı hayalin. Aç bir blog, hemen yazmaya başla. Üstelik başlangıçta kimseyle paylaşmak zorunda da değilsin. Zamanla, yazabildiğini gördükçe, paylaşacak cesaretin de gelir. Daha çok seyahat etmek istiyorsan, biraz daha para biriktirmeye çalış. Bir alışkanlığını azalt, oraya harcadığın parayı, seyahat için sakla. Çok istediğin bir şey için artık sana hizmet etmeyen şeylerden vazgeçebilirsin. Yapamıyorum demekten vazgeç.  Minik de olsa harekete geç. Bahane üretmeyi de bırak…

Hiçbir şey için geç değil. Hele de bir şeyler yapmak istiyorsan, yaşın hiç engel olmasın. Mesela bu yıl dil eğitimine gittiğimde, Türkiye’den gelen bir başka kadınla tanıştım. Emekli olmuş ve İrlanda’ya gelmişti. Konuştuğumuzda yurtta kalacağı süreyi doldurduğunu ve kısa süre için kalacak bir başka yer bulamadığı için hostelde konakladığından bahsetti. ” Başta korktum, bu yaşta nasıl yaparım diye düşündüm, sonra baktım ki çok rahat. Ne var biliyor musun Türkiye’de her şeyi abartıyoruz. Bu yaştan sonra nasıl yapacağım dedim. Oysa şimdi bakıyorum yapamam dediklerimi yapıyorum.” dedi. Evet çok büyütüyoruz, özellikle yaşımızı. O kadar çok duyuyorum ki, bu yaştan sonra yapamam, benden geçti ama sen gençsin yaparsın laflarını. Hayır gerçekten istiyorsan sen de yaparsın. Yaş senin önüne koyduğun bir engel yalnızca. Geçenlerde bir yerlerde okumuştum. “Herkes kendi zamanını yaşar, kimi 25’inde CEO olup 50’sinde ölür, kimi 50’sinde CEO olup, 90’ını görür” diye. 80’inde manken olan var,düşünün. Siz de yaparsınız, yeter ki  kendinizden vazgeçmeyin.

Hayallerini asla ama asla inanmayacaklarını bildiğin kişilerle paylaşma. Bu çok önemli bir nokta. Bir süredir kariyerlerini değiştirmeye cesaret etmiş kişilerle röportaj yapıyorum. Bakmak istersen “U Dönüşü Yapanlar” başlığı altında bulabilirsin. Röportajlarda iş değiştirmeye kalktıklarında karşılaştıkları sorunları sorduğumda, çoğunun ortak cevabı aynıydı. İşlerini değiştirmek istiyoruz dediklerinde, çoğu kişi bunu yapamazsın deyip karşı çıkıyorlar.. Bu kişilerden  bazıları kendileri yapmaya cesaret edemeyeceği, yapamayacağına inandığı için, seni  de yapamayacağına ikna etmeye çalışıyor, diğer kişiler ise, ki bunlar senin en yakınların, senin bundan zarar görmenden korkuyorlar. Çünkü önlerinde yaşanmışlıklar var. Başka türlüsünün mümkün olduğunu bilmiyorlar,düşünemiyorlar. Ve bu senin korkularını daha da arttırıyor ve yapamayacağına olan inancın artıyor. İmkansız olduğunu düşündüğün bir şey için de harekete geçmiyorsun. Onlara aldırmaman çok zor olduğu için hayallerini onlarla paylaşma. Ve asla onlara bir şey ispatlamaya da çalışma. Ama hayallerini onlara destek verecek kişilerle paylaşmayı ihmal etme. Sana “evet, yapabilirsin” diyecek olan kişilere anlat yapmak istediklerini. Destek almak seni güçlendirir. Ve benim düşüncelerimi unutma, ben sana inanıyorum…

Kendine asla acıma. Ama şartlar böyle olsaydı, ben de bunu başarırdım, ben de istediğimi yapardım, benim çocuğum var, onu yapamam, tabii o bekar yapar sorumluluğu yok.  Kendini kandırma. Kendini başkalarıyla kıyaslaman ve kendine acıman en kötüsü. Evet elimdekiler bunlar de, kabul et ve yola tam da oradan başla. Sen, sensin bir başkası değil. Ve bu senin hayatın, Ayşe’nin Zeynep’in değil. Şu söze bayılırım. “Hayat sana ekşi limonlar sunuyorsa, onlarla limonata yap.”  Elindekilerle hayatına ne yapacağın senin elinde, istersen yaşadığın sürece kaderine lanet yağdırıp, başkalarından onaylar alıp sonuna kadar kendine acıyarak yaşayabilirsin. Ya da kalkıp her şeyi kabul edip, limonatanı yapmaya başlayabilirsin.

Asla başkalarının düşüncelerini önemseme.  Bir daha bir daha denemekten korkma. Çık, yap, dene, olmazsa da ben denedim de. Diğerleri ne düşünürse düşünsün. Çoğu ben dedim işte o iş olmaz diyecek, diğeri ne kadar safsın diyecek, başka biri denediğin için sana cesur gözüyle bakacak. Nil Karaibrahimgil’ in çok sevdiğim bir sözü var. “Konu komşu senin hakkında topu topu 15 dakika konuşur. Sense onu ölene dek yaşayacaksın.” Her acaba ne derler hakkımda diye düşündüğünde, bu cümleyi düşün ve yoluna devam et. Ve yenilmekten hiç korkma.

Bir de asla unutma ki yalnız değilsin. O kadar çok bir şeyleri değiştirmek için uğraşan insan var ki, yada değiştiremediği için vazgeçmiş, güvenli limanlarına sığınmış ve bu hayatı alışkanlığı haline getirmiş kişi sayısı o kadar fazla ki. Kırılmaktan, başaramamaktan, ölesiye korkuyorlar. Korkma, minik minik at adımlarını. Ve izin ver 2019 yılı senin yılın olsun.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.